Rusya-Ukrayna Savaşı Gölgesinde AB Doğal Gaz Politikaları ve Türk Devletleri

Fosil Yakıtları İthalatını Çeşitlendirmek başlığı altında, Komisyon ve üye devletlerin gaz, LNG ve hidrojenin gönüllü ortak alımı için bir AB Enerji Platformu kurması kararlaştırılmıştır. Enerji Platformu, ortak satın alma için gaz talebinin toplanması, akış modellerindeki değişimi desteklemek için AB'deki altyapı kullanımının optimize edilmesi ve uluslararası ortaklara erişimin koordine edilmesi olmak üzere üç temel görevi yerine getirmektedir.
Enerji kaynakları çeşitliliğinin sağlanması amacıyla Platform, aralarında İsrail, Cezayir, Mısır ve Azerbaycan’ın bulunduğu birçok ülke ile anlaşmalar imzalamıştır. 
Fosil Yakıtları İkame Etmek ve Avrupa'nın Temiz Enerji Geçişini Hızlandırmak başlığı altında Komisyon, Yenilenebilir Enerji Direktifindeki hedefi, 2030'a kadar %45'e çıkarmayı teklif etmektedir.
Yenilenebilir hidrojen, karbondan arındırılması zor endüstrilerde ve ulaşımda doğal gaz, kömür ve petrolün yerini almanın anahtarı olacaktır. REPowerEU, 2030 yılına kadar 10 milyon ton yerli yenilenebilir hidrojen üretimi ve 10 milyon ton yenilenebilir hidrojen ithalatı hedefi belirlemektedir. Rusya'dan doğal gaz ithalatını azaltma hedefi doğrultusunda sürdürülebilir biyometan üretiminin 2030 yılına kadar 35 bcm'ye çıkarılması planlanmıştır. Enerji verimliliği, yakıt ikamesi, elektrifikasyon ve endüstri tarafından yenilenebilir hidrojen, biyogaz ve biyometan alımının arttırılmasının, Fit for 55 teklifleri kapsamında öngörülenlerin yanı sıra 2030 yılına kadar 35 milyar metre küp'e kadar doğal gaz tasarrufu sağlayabileceği öngörülmüştür.
AB Enerji Politikaları ve Türk Devletleri
2022 yılında Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısı ile ortaya çıkan doğal gaz krizinde Kazakistan, Azerbaycan, Türkmenistan ve Özbekistan AB’nin kaynak arayışında önemli alternatifler haline gelmişlerdir. Türkiye’nin sahip olduğu jeopolitik konum da denkleme katıldığında bölge hem kaynak hem de rota bağlamında AB’nin doğal gaz güvenliğinin önemli bir parçası olarak öne çıkmaktadır.
BP 2023 raporuna göre, Kazakistan küresel petrol rezervlerinin %1,7’sine, doğal gaz rezervlerinin %1,2’sine kömür rezervlerinin ise %2,4’üne sahiptir. Azerbaycan küresel petrol rezervlerinin %0,4’üne doğal gaz rezervlerinin ise %1,3’üne sahiptir. 13.6 trilyon metreküp rezervle (küresel rezervlerin %7,2’si) Türkmenistan en fazla doğal gaza sahip 4. ülkedir. Özbekistan ise küresel doğal gaz rezervlerinin %0,4’üne sahiptir. 2020 yılı sonlarında Karadeniz’de doğal gaz bulduğunu açıkayan Türkiye’de 2023 yılı itibariyle mevcut gaz miktarının 710 milyar metreküp olduğu ifade edilmektedir. Türk Devletleri içerisinde en fazla enerji tüketimine sahip ülke olan Türkiye, Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin açılması ile nükleer tesise sahip ilk Türk Devleti olmuştur. Bunun yanında Orta Asya ve Kafkasya’nın Türk Devletlerinin petrol ve doğal gaz tüketimleri nispeten azdır ve tüm çabalara karşın bu ülkelerde yenilenebilir enerjinin payı da oldukça düşüktür.
Petrolün yanı sıra Rusya rotasının dışına çıkarak Batı’ya doğal gaz ihraç eden ilk ülke de Azerbaycan olmuştur. Şah Deniz I ve II yataklarının keşfi sonrasında gazın Türkiye ve Batı pazarına aktarılmasını sağlayacak olan Güney Gaz Koridoru girişimi ortaya çıkmıştır. Girişimin ilk ayağı 20 milyar metreküp kapasiteye sahip Güney Kafkasya Doğal Gaz (Bakü-Tiflis-Erzurum, BTE) Boru Hattı 2006 yılında inşa edilmiştir. Girişimin ikinci ayağı için 2012 yılında “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Azerbaycan Cumhuriyeti Hükümeti arasında Trans-Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı Sistemine İlişkin Hükümetler Arası Anlaşma imzalanmış ve 2018 yılında TANAP’tan ilk gaz akışı sağlanmıştır. 16 milyar metreküp taşıma kapasitesi bulunan hattan AB’ye 10 milyar metreküp gaz taşınmakta kalan miktar Türkiye talebine yönlendirilmektedir.
Zaman içerisinde taşıma kapasitesinin 32 milyar metreküpe çıkarılması planlanan TANAP, Türkiye-Gürcistan sınırında Güney Kafkasya Boru Hattı ile Türkiye-Yunanistan sınırında ise Trans-Adriyatik (TAP) gaz boru hattına birleşmektedir. Türkiye-Yunanistan sınırından başlayarak İtalya’ya uzanan 878 km uzunluğundaki TAP’tan 31 Aralık 2020 tarihinde gaz akışı başlamıştır. 2021 yılında 8,1 milyar metreküp doğal gazın Avrupa’ya taşındığı TAP aynı zamanda akışı tersine çevirebilme özelliğine se sahip olması açısından önem taşımaktadır.
Dünyanın 4. büyük gaz rezervine sahip ülkesi Türkmenistan, gaz ihracatının dörtte üçünü Orta Asya-Çin Boru hattı üzerinden Çin’e göndermektedir. Öyle ki, Türkmenistan Çin’e boru hatlarıyla en fazla doğal gaz ihraç eden ülkedir. Çin’in ardından Türkmenistan’ın en büyük alıcısı Rusya’dır. 2021 yılında Aşkabat Rusya’ya 10 milyar metreküp gaz ihraç etmiştir. Yine, Türkmenistan anlaşmazlık yüzünden durdurduğu İran’ın kuzeyine olan gaz akışını da yeniden başlatmayı planlamaktadır.
Rusya-Ukrayna Savaşı sonrasında AB, REPowerEU planındaki enerji ithalatını çeşitlendirme stratejisi kapsamında Azerbaycan ve Orta Asya ülkeleri ile enerji diplomasisini genişletmiştir. Rusya’dan bağımsız bir hatta sahip olması nedeniyle Azerbaycan özellikle öne çıkmaktadır. Nitekim savaşın başlamasından sonra AB-AB ülkeleri ile Azerbaycan arasında 9 anlaşma imzalanmıştır.
Temmuz 2022’de ‘Enerji Alanında Stratejik Ortaklık Mutabakat Zaptı’ kapsamında Avrupa'ya gaz ihracat hacminin 2021'de 8 milyar metreküpten 2027'ye kadar yaklaşık 20 milyar metreküp'e çıkarılması konusunda AB ile anlaşmaya varılmıştır. Yine, Azerbaycan ile Romanya arasında çeşitli enerji anlaşmaları imzalanmıştır. 19 Ekim 2022 tarihinde taraflar Karadeniz'de bir LNG tesisinin yapımı için mutabakat zaptı imzalamışlardır.
Doğal Gaz ticaret üssü olma yolunda büyük bir çaba sarf eden Türkiye rotasının savaşın başlaması ile stratejik önemi daha da artmıştır. Rusya’ya uygulanan ambargo ile Avrupa’ya giden Rus gazındaki düşüşe rağmen Sırbistan, Hırvatistan, Bosna ve Kuzey Makedonya ağırlıklı olarak Türk-Akım üzerinden tedarik almaya devam etmektedir. 2020 yılında tamamlanan hattın 31,5 milyar metreküp gaz kapasitenin yarısının Türkiye’ye kalanın ise Avrupa’ya aktarılması planlanmıştır. Nitekim, 2021 yılının sonuna kadar Türkiye'ye 18 milyar metreküp, Avrupa'ya 16,8 milyar metreküp gaz taşınmıştır. Uygulanan yaptırımlardan muaf olan hattan taraflar arasındaki sözleşmeye esasen Sırbistan 2,2  milyar metreküp'den 2026'ya, Hırvatistan 1  milyar metreküp'ten 2027'ye, Kuzey Makedonya 0,43  milyar metreküp'den 2027'ye ve Bosna 0,4  milyar metreküp ile 2024’e kadar Rus gazı almaya devam etmiştir. Böylece gaz akışının durdurulduğu Yamal-Avrupa boru hattı ve Kuzey Akım 1 hattının aksine Türk Akım boru hattı AB doğal Gaz güvenliği açısından daha stratejik bir hale gelmiştir.
Diğer taraftan savaşın başlamasının ardından gündeme gelen Trans-Hazar Boru Hattı projesi yeniden tartışmaya açılmıştır. Adı geçen proje 30 milyar metreküp Türkmenistan gazının Türkiye üzerinden Batı’ya taşınmasını öngörmekteydi. AB’nin en güvenilir projelerinden biri olarak listelenen Trans-Hazar Boru Hattı’nın hayata geçirilmesi için Türkiye Türkmenistan ile doğal gaz alanında iş birliğine ilişkin Mutabakat Zaptı imzalanmış, Türkmenistan, Azerbaycan ve AB arasında üçlü bir iş birliği mekanizması oluşturulmuştur.
Projenin önündeki en büyük engellerden biri olan Hazar’ın hukuki statü sorunu ise 2023 yılında Hazar’a kıyıdaş devletler arasında yapılan görüşmeler ile çözüme kavuşturulmuş ve projede somut gelişmeler yaşanmamıştır. Rusya’nın Ukrayna’ya müdahalesi sonrasında ise hattın hayata geçirilmesi konusunda AB ve Türk Devletleri’nin olumlu söylemleri olmuştur. Nitekim proje halihazırda, Türkmenistan kadar Kazakistan’ın diplomatik çabalarının da bir parçasıdır.
Diğer taraftan savaşın başlamasının ardından gündeme gelen Trans-Hazar Boru Hattı projesi yeniden tartışmaya açılmıştır. Adı geçen proje 30 milyar metreküp Türkmenistan gazının Türkiye üzerinden Batı’ya taşınmasını öngörmekteydi. AB’nin en güvenilir projelerinden biri olarak listelenen Trans-Hazar Boru Hattı’nın hayata geçirilmesi için Türkiye Türkmenistan ile doğal gaz alanında iş birliğine ilişkin Mutabakat Zaptı imzalanmış, Türkmenistan, Azerbaycan ve AB arasında üçlü bir iş birliği mekanizması oluşturulmuştur.
Projenin önündeki en büyük engellerden biri olan Hazar’ın hukuki statü sorunu ise 2023 yılında Hazar’a kıyıdaş devletler arasında yapılan görüşmeler ile çözüme kavuşturulmuş ve projede somut gelişmeler yaşanmamıştır. Rusya’nın Ukrayna’ya müdahalesi sonrasında ise hattın hayata geçirilmesi konusunda AB ve Türk Devletleri’nin olumlu söylemleri olmuştur. Nitekim proje halihazırda, Türkmenistan kadar Kazakistan’ın diplomatik çabalarının da bir parçasıdır.
8 Nisan 2022'de Gürcistan, Azerbaycan, Türkiye ve Kazakistan tarafından imzalanan Doğu-Batı Trans-Hazar Koridoru isimli deklerasyon transit potansiyelinin artırılması ve bu güzergâhın uluslararası taşımacılık sistemine entegre edilmesini öngörmektedir. Aralık 2022’de Türkiye, Azerbaycan ve Türkmenistan Devlet Başkanları Birinci Zirvesi kapsamında imzalanan beş anlaşmadan biri de Enerji Alanında İşbirliğinin Geliştirilmesine Dair Mutabakat Zaptı’dır. Enerji krizinin yaşandığı bir dönemde söz konusu anlaşma Türkmen gazının Trans-Hazar Boru Hattı ile Güney Gaz Koridoruna entegre edilerek Türkiye üzerinden Avrupa’ya ihraç edilebilecek. Türkiye, Rusya'nın dışında TANAP üzerinden Azeri ve Türkmen gazını alarak LNG temin ederek bunları Avrupa'ya ihraç edecek ve böylece Türkiye büyük bir gaz ihracatçısına dönüşecek.
Sonuç
2050 yılında iklim nötr kıta olma hedefi ile bir yol haritası belirleyen AB, Rusya- Ukrayna Savaşı sonrasında ile ilgili strateji ve hedeflerini güncellemiştir. AB ve ABD tarafından uygulanan yaptırımlara Moskova’nın da karşılık vermesi ile ortaya çıkan doğal gaz krizi ile mücadelede kısa, orta ve uzun vadeli planlar belirlenerek hayata geçirilmeye başlanmıştır. Bunun yanında üye ülkelerin bireysel önlemler aldığı da belirtilmelidir.
Doğal gaz ihracatında 2022 yılında yaşanan gerilemeye karşın Rusya Asya ülkelerine yönelmeyi sürdürecektir. Bu süreçte Türkmenistan doğal gazı Moskova için önemli bir rakip olarak belirirken her iki ülkeden de enerji ihraç eden Pekin yönetimi durumdan kazanç sağlamaktadır. Bu kapsamda Batı’nın kaybettiği Rus doğal gazının bir bölümünü dünyanın dördüncü büyük doğal gaz rezervine sahip ülkesi olan Türkmenistan’la telafi edilebilme şansı bulunmaktadır. Nitekim savaşın ardından Azerbaycan ve Kazakistan ile AB’nin temasları artarken Türkmenistan gazının Avrupa’ya taşınmasını sağlayacak olan Trans-Hazar Projesi yeniden gündeme gelmiştir. Gerek söz konusu proje gerekse de BTC ve Güney Gaz Koridoru Girişimi ile Kafkasya-Orta Asya doğal gazının Batı’ya taşınmasında en güvenilir rota olması nedeniyle Türkiye stratejik bir öneme sahiptir.
Bunun yanında Doğu Akdeniz’de keşfedilen doğal gaz yataklarının güzergah konusunda yaşanan anlaşmazlığa son verilerek maliyet açısından uygun seçenek olan Türkiye üzerinden Batı’ya taşınmasına ve pazarlanmasına yönelik diplomatik çabalar artırılmalıdır. İlerleyen dönemde Irak ve İran doğal gazının da Türkiye rotasına entegre edilmesi ile AB’nin Rus gazına olan bağımlılığı ortadan kalkacak, Türkiye ise uzun yıllardır sürdürdüğü doğal gaz ticaret merkez üssü olma hedefini  yakalamış olacaktır.
















Comments

Popular posts from this blog

Yunan’ın Türk Korkusuyla Giriştiği İtalya ve Mısır Anlaşmalarındaki Hüsranı

Türkiye'nin Doğu Akdeniz'de Yunanistan ve GKRY ile müzakere edeceği bir konu yoktur.

Türkiye - Libya MEB Sınırlandırma Anlaşması Ve Önemi