Posts

DOĞU AKDENİZ’İN TÜRKİYE VE KKTC İÇİN ÖNEMİ

Türkiye Doğu Akdeniz’de uluslararası hukuka uygun olarak çıkarlarını koruyacak adımlar atma yoluna gitmiştir. Bu adımlar başta Yunanistan ve GKRY olmak üzere kıyıdaş devletlerin ortaya koyduğu saldırgan politikalar neticesinde alınmıştır. Sorunun başlangıcı ise GKRY’nin Doğu Akdeniz Enerji Havzasında tek taraflı olarak münhasır ekonomik bölge ilan etmesi neticesinde gerçekleşmiştir. Bölgede bulunan büyük güçler çerçevesinden Doğu Akdeniz’e bakıldığında Rusya, ABD ve Avrupa Birliği bölgede kendi çıkarları neticesinde yapılanma kurmak istemektedirler. Bu açıdan Rusya’nın bakış açısı Avrupa Birliği üzerinde kurmuş olduğu enerji tekelinin kırılmasını engellemek ve Avrupa’nın enerji açısından kendisine bağlı kalmasını devam ettirmektir. Avrupa Birliği ise enerjinin siyasi bir argüman olarak kullanılmasından rahatsız olarak bu gücü Rusya’nın elinden almak istemekte enerji güvenliğini sağlamak için de Doğu Akdeniz’de bulunan yeraltı hidrokarbon kaynaklarının en doğudaki üyeleri Yunanistan ve ...

Avrupa ile Rusya arasındaki doğal gaz iş birliğinde son perde

  Sovyetler Birliği, Batı Avrupa’ya doğal gaz ihraç etmeye 1968 yılında başladı. Bunu 1970’lerde Batı Almanya, Finlandiya, İtalya ve Fransa izledi. Avrupa Birliği’nin RePowerEU planına göre 2027 yılı sonunda Rusya ile Avrupa arasındaki doğal gaz arasında iş birliği sona erecek. Yani 60 yıllık birliktelik boşanma ile sona erecek. Ukrayna’dan geçen boru hatları üzerinden Avrupa’ya Rus doğalgaz ihracatı beklendiği üzere yeni yıl ile birlikte sona erdi. Rusya’nın 24 Şubat 2022’de Ukrayna’yı işgale başlamasından birkaç ay sonra Polonya ve Belarus üzerinden geçen Yamal Europe boru hattından Avrupa’ya gaz akışı ve 31 Ağustos 2022 tarihinde de Rus doğal gazını Baltık Denizi altından Almanya’ya taşıyan Kuzey Akım 1 boru hattındaki gaz akışı tamamen durmuştu. Yeni yapılan Kuzey Akım 2 boru hattı ise birçok nedenden ötürü hiç devreye sokulamamıştı. 26 Eylül 2022 tarihinde Kuzey Akım 1 ve Kuzey Akım 2 boru hatlarına düzenlenen sabotaj nedeniyle, ki sorumluları ve failleri hâlâ belirlenemedi, h...

Rusya-Ukrayna Savaşı Gölgesinde AB Doğal Gaz Politikaları ve Türk Devletleri

Image
Fosil Yakıtları İthalatını Çeşitlendirmek başlığı altında, Komisyon ve üye devletlerin gaz, LNG ve hidrojenin gönüllü ortak alımı için bir AB Enerji Platformu kurması kararlaştırılmıştır. Enerji Platformu, ortak satın alma için gaz talebinin toplanması, akış modellerindeki değişimi desteklemek için AB'deki altyapı kullanımının optimize edilmesi ve uluslararası ortaklara erişimin koordine edilmesi olmak üzere üç temel görevi yerine getirmektedir. Enerji kaynakları  çeşitliliğinin sağlanması amacıyla Platform, aralarında İsrail, Cezayir, Mısır ve Azerbaycan’ın bulunduğu birçok ülke ile anlaşmalar imzalamıştır.  Fosil Yakıtları İkame Etmek ve Avrupa'nın Temiz Enerji Geçişini Hızlandırmak başlığı altında Komisyon, Yenilenebilir Enerji Direktifindeki hedefi, 2030'a kadar %45'e çıkarmayı teklif etmektedir. Yenilenebilir hidrojen, karbondan arındırılması zor endüstrilerde ve ulaşımda doğal gaz, kömür ve petrolün yerini almanın anahtarı olacaktır. REPowerEU, 2030 yılına kadar 1...

Ukrayna'daki savaş ve bölge için etkileri

Image
 2022'de COVID-19 kaynaklı durgunluktan kademeli olarak toparlanmaya rağmen, Ukrayna'daki savaşın 2025 yılına kadar yıllık gaz talebinin 75 milyar metreküp azalmasına yol açması bekleniyor. Ekonomik toparlanma ve cazip gaz fiyatları pazara ek tedarikçiler getirdikçe, Avustralya, Kanada ve Norveç bugün olduğu gibi aynı bölgesel pazarlara hizmet vermeye devam edecek. Avrupa, Rusya'dan yılda ortalama 155 milyar metreküp ithalat yaptı ve bunun çoğu Orta ve Doğu Avrupa ülkelerine gitti. Büyük bir tüketici pazarı olan AB, gaz piyasalarındaki talep şokunu absorbe edebilse de, Ukrayna'daki savaş arz tarafında bir şoka neden oldu ve bu da Avrupa'ya istikrarlı gaz tedarikini tehdit etti. Rusya'nın Ukrayna'daki savaşından bu yana, birçok AB ülkesinde LNG yeniden gazlaştırma ünitelerinin olmaması ve başka yerlerden yönlendirilebilen fazla kapasite nedeniyle gaz akışlarında kesinti ve arz sıkıntısı riski artık daha yüksek. Örneğin Katar, Asya-Pasifik ile uzun vadeli teda...

Yakınlaşma, Doğu Akdeniz'in doğal gaz zenginliğinin tüm potansiyelini ortaya çıkaracak mı?

Image
Mısır Devlet Başkanı Abdülfettah el-Sisi'nin 4 Eylül'de Türkiye'ye yaptığı resmi ziyaret, iki ülke arasındaki ilişkilerde önemli bir dönüm noktası teşkil etti. Ziyaret, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Şubat ayında Kahire'yi ziyaret etmesinden yedi aydan kısa bir süre sonra gerçekleşti ve on yıllık gerginliğin ardından ilişkileri yumuşatma isteğini gösterdi. 2013'ten bu yana Türkiye'nin Müslüman Kardeşler'e verdiği destek, ardından Doğu Akdeniz ve Arap Körfezi'ndeki farklı tutumlar ve Libya'daki çatışan çıkarlar, Türkiye ile Mısır arasındaki ilişkileri ciddi şekilde gerdi. On yıl sonra, ortak çıkarlar, ortak endişeler ve çatışan görüşlerin devam ettiği yerlerde gerginlikleri yönetme isteği üzerine inşa edilen daha pragmatik bir yaklaşım hakim. Siyasi çıkmazın ekonomik ve ticari ilişkiler üzerinde sınırlı bir etkisi olsa da, Kahire ve Ankara önümüzdeki yıllarda ikili iş birliklerini yeni bir düzeye çıkarmayı hedefliyor. Her ikisi de b...

2025'TE DOĞU AKDENİZ GAZ POLİTİKASI

Image
Jeopolitik gerginlikler ve çatışan çıkarlar, Doğu Akdeniz'in enerji manzarasını tanımlar. Geniş doğal gaz rezervleri ekonomik potansiyel sunar, ancak örtüşen deniz iddiaları ve devam eden çatışmalar (özellikle İsrail-Lübnan savaşı ve Gazze çatışması) mevcut anlaşmaları ve gelecekteki projeleri tehdit eder. Avrupa Birliği'nin Rus gazına olan bağımlılığı azaltma çabaları başlangıçta bölgeyi önemli bir tedarikçi olarak konumlandırdı, ancak artan istikrarsızlık artık bu hırsları riske atıyor. Temel faktörler arasında çatışmaların gaz arama ve ihracatı üzerindeki etkisi, Türkiye, Mısır ve Katar'ın rolleri, küresel güçlerin ve çokuluslu şirketlerin etkisi ve bölgesel enerji iş birliğine yönelik belirsiz beklentiler yer almaktadır. Doğal Gaz ve Çatışmanın Kavşağında Bir Bölge Doğu Akdeniz, bölgenin münhasır ekonomik bölgelerindeki (MEB) geniş doğal gaz rezervlerinin hem ekonomik potansiyel hem de jeopolitik riskler getirmesiyle küresel enerji politikalarının odak noktası olmaya de...

KKTC’nin Münhasır Ekonomik Bölgesi ve Stratejik Önemi

Image
Bilindiği gibi Münhasır Ekonomik Bölge’ler, devletlere deniz yataklarındaki belli bir bölgede bulunan doğal kaynakların araştırılması, doğalgaz üretimi, ticaret, vb. için kullanımı üstünde tekel olma hakkını vermektedir. Akdeniz’in doğu sahillerinde bulunan Levant havzasında bulunduğu iddia edilen yüksek miktardaki doğalgaz kaynaklarının kullanımı herhangi bir ülkenin tekelinde olursa, o ülkenin ekonomisini rahatça kalkındırabilecek durumdadır. Üstüne üstlük bu potansiyel kaynakların tekelinin, GKRY gibi bir AB üyesi ülkede olması, AB’nin doğalgaz bağımsızlığı ve savunma politikalarına uygundur. Nitekim GKRY, Münhasır Ekonomik Bölge iddialarında bulunabilmek için, AB’nin ve genel olarak dünyanın kendisine tanıdığı, tüm Kıbrıs adasının de jure egemen yönetimi olma statüsünü savunmak zorunda kalmaktadır. Eğer bu savunma Kabul edilemez ya da çürütülürse GKRY, Kıbrıs’a yakın olan özellikle Levant Havzası’ndaki haklarını, diğer egemen mercilerle paylaşmak zorunda kalacaktır. İşte K...