Posts

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "İsrail'le enerji sondaj çalışmasını başlatacağız."

Image
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İsrail'le enerji sondaj çalışmasını başlatacağız. Sadece Türkiye'ye değil, Türkiye'den aynı zamanda Avrupa'ya da enerji nakil hatlarını işletmeye başlayacağız" dedi. İsrail Türkiye'ye gaz teklifi için harekete geçti. İsrail Türkiye'nin ihracat rotasının bir parçası olmasını istiyor ve bu yapıyı nasıl kapsamlı bir yapı haline dönüştürebilir ve nasıl iş birliği geliştirilebilir konusu konuşulacak. Türkiye - KKTC - İsrail seçeneği, İsrail'in Türkiye ile anlaşması ile birlikte Akdeniz'de jeopolitik  denklemi ve doğal gaz toptan satış piyasasını derinden sarsacaktır. Doğu Akdeniz'de Türkiye ile İsrail arasındaki normalleşme adımlarına paralel olarak İsrail'le yeni bir dönem başlıyor. İsrail ile Türkiye arasındaki boru hattı projesine KKTC’nin de dahil edilmesi gündemde. İsrail ile Türkiye arasındaki doğalgaz boru hattı KKTC’yi tanıtacak. İsrail doğal gazının Türkiye üzerinden Avrupa'ya taşınması konusunda anlaşma ...

Türkiye’nin Doğu Akdeniz'deki MEB'inde Hidrokarbon Potansiyeli

Doğu Akdeniz Havzası, son yıllarda yoğunlaşan enerji diplomasisi ve potansiyel hidrokarbon sahalarını kontrol altında tutma çabalarına bağlı olarak jeopolitik ve jeostratejik önemi hızla artan bir bölge özelliğindedir. Özellikle uluslararası anlaşmalar kapsamında, münhasır ekonomik bölgeler bazında haritaları yeniden tanzim eden hamleler, sahadaki hakimiyet durumunun yanı sıra petrol ve gaz kaynaklarına sahip olma açısından da paydaşların daha çok bileşenli ve daha agresif bir profilde ortaya çıkmalarına sebep olmuştur. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Libya ile yapılan anlaşmaların etkisiyle bölgedeki en önemli aktör olma konumunu sağlamlaştıran Türkiye’de süregelen mücadeledeki etkin rolünü pekiştirmek üzere Fatih, Yavuz, Kanuni ve Abd ülhamid Han 4 derin deniz sondaj gemisine ek olarak Barbaros Hayreddin Paşa ve Oruç Reis adlı 2 sismik araştırma gemilerinin de katkısıyla hukuki hakkı olan sahalarda hidrokarbon arama çalışmalarını hızlandırmıştır. Ancak, bu aramalardan henüz ekonomi...

Akdeniz’in Hidrokarbon Potansiyeli

Image
Türkiye’nin Akdeniz’deki MEB ile ilgili jeofizik veriler (sismik ve gravite) ve bu verilerin jeolojik yorumlarını içeren birçok çalışma bulunmaktadır. Türkiye’nin içerisinde bulunduğu Alpin Mobil Kuşağı (Tetis Bölgesi), büyük bir petrol ve doğalgaz kuşağıdır. Yüksek verimli kaynak kayalar, Gondwana ile kuzey kıta grupları (Boreal) arasında Siluriyen-Holosen döneminde bir deniz yolu olan Tetis Bölgesi’nde zengin petrol ve doğalgaz rezervlerini oluşturmuştur. Bölgedeki kaynak kaya depolanması, Paleotetis ve Neotetis’in art arda açılması ve kapanması ile sürekli olarak desteklenmiştir. Bu tektono sedimantasyon sistem, bölgeye özgü gaz oluşumu ve birikimi üzerinde büyük bir etkiye sahip olmuştur Bu çalışmamda, Türkiye'nin Akdeniz’deki gelecekteki hidrokarbon arama hedef alanlarını belirlemek için bu büyük veri seti ve bu veri setinden üretilen jeolojik yorumlar ve sondaj kuyuları da dahil olmak üzere literatürdeki birçok yayın incelenmiştir. Yapılan ...

TPAO'nun sondaj filosu

2008 yılında sondaj gemisi alınmak istendi 2018 yılında alınması mümkün oldu. 10 yıl kaybettik. Neden? Dost gibi gelip, hamlemizi engelleyen iki ABD’li jeofizikci, onların arkasındaki güçler ve yerli işbirlikçiler yüzünden. Kim vardı o kirli güçler içinde? Olayların gelişme tarihlere dikkatli bakarsanız hemen anlayacaksınız. Mart 2008 yılında FETÖ kumpası ile çok sayıda yurtsever göz altına alınmaya başlandı. Sonraki aylarda ordumuzun birçok subayı gözaltına alındı. Ordumuz zayıflatılmaya çalışıldı. Yurtseverler Mart 2014 tarihine kadar parmaklıklar arkasında kaldılar. 15-16 Temmuz 2016 Darbesini yapanlardan iki üst rütbeli subay 2008 yılları sonrasında sondaj gemisi alınmasını engelleyen kişiler arasındaydı. Katıldıkları toplantılarda sürekli bahaneler üreterek; "Doğu Akdeniz'de ne işimiz var? Bu gerginliğe ne gerek var; "X ülke ne der? Y ülke ne der? Gemimiz mi var? Paramız yok" gibi milli olmayan görüşlerle engelleme çabalarında başarılı oldular. Söz konusu kişile...

Türkiye - Libya MEB Sınırlandırma Anlaşması

Image
Doğu Akdeniz’de atılan en önemli adımlardan biri Libya ile Türkiye arasında 2019’da imzalanan ve her iki ülkede de aynı yıl yürürlüğe giren MEB Sınırlandırma Anlaşması’dır. Anlaşma ile Türkiye’nin Doğu Akdeniz’e dair hukuki savlarının diğer devletlerce kabul edilmediği fikri büyük ölçüde yıkılmıştır. Türkiye artık Doğu Akdeniz’de deniz sınırlandırma anlaşması yapan bir ülke konumuna gelmiştir. BM Genel Sekreteri, anlaşmanın BM Sözleşmesi’nin 102. maddesi gereğince Sekreterliğe kaydedildiğini 30 Eylül 2020 tarihinde onaylamış ve tescil edilerek gereken kayıt işlemi gerçekleştirilmiştir. BM Sözleşmesi’nde yer alan bu maddenin amacı, uluslararası hukuka aykırı diplomasi yürütülmesini engellemek ve devletler arası şeffaflığı sağlamaktır. Bu durumun sonuçları Türkiye için büyük önem arz etmektedir. Böylelikle Türkiye’nin söz konusu bölgedeki sismik araştırma ve sondaj faaliyetleri başka bir hukuki meşruiyet kazanmış ve iki devlet arasındaki deniz sınırında bu tür faaliyetler için hukuki bir...

GKRY hukuken TEK TARAFLI münhasır ekonomik bölge ilan edemez.

Image
Rum tarafı "Ben kendi tarafımda münhasır ekonomik bölge (MEB) ilan ettim, Kıbrıs'ın tümü üzerinde değil" diyerek bunu savunmaya kalkıyor. Ama Kıbrıs adasındaki iki toplum, bir devlet olarak bir gün eğer birleşecekse, bunun birlikte düzenlenmesi gerekiyor. Güney Kıbrıs'ın hukuken münhasır ekonomik bölge ilan etme hakkı yoktur: "Bir ada, eğer bir devletin parçası ise kendi başına MEB ilan edemez." Ama bir Kıbrıs Cumhuriyeti olsaydı, ilan edebilirdi. Buradaki sorun, iki toplumun bir arada bir Kıbrıs Cumhuriyeti'ni oluşturmaması. Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nun 1962 tarihli doğal kaynaklar üzerinde Daimi Egemenlik Kararı’na göre, doğal kaynaklar o ülkede yaşayan halklara ve milletlere aittir, denilmekte ve devletlerden asla bahsedilmemektedir. GKRY’nin bu anlamda tek yanlı olarak yasa dışı biçimde ilan ettiği sözde MEB’i ile Kıbrıs Türklerinin haklarını gasp etmesi kesinlikle kabul edilemez. GKRY’nin hukuken tek taraflı olarak MEB ilan etme hakkı y...

1982 BMDHS ve kıyı devletinin MEB içinde hakları..

1982 BMDHS, kıyı devletinin MEB içinde bir kısmı ekonomik amaçlı, bir kısmı yasama ve yargılama yetkilerini içeren egemen haklarını düzenlemektedir. Ancak sözleşme, üçüncü devletlere de bu deniz alanı üzerinde bazı haklar tanımaktadır. Ekonomik amaçlı faaliyetler ise üçüncü devletlerin münhasır ekonomik bölgedeki haklarına zarar vermemelidir. 1982 BMDHS’ne göre, üçüncü devletler, kıyı devletinin hak ve yükümlülüklerine saygılı ve kanun ile düzenlemeleriyle uyumlu olarak serbestçe seyrüsefer, deniz üzerinden uçuş ve deniz altına kablo ve boru döşeme haklarına sahiptirler. Kıyıları karşı karşıya ve yan yana devletler arasında münhasır ekonomik bölgenin sınırlandırılması, belirlenmesi konusunda, kıta sahanlığı sınırlandırılması için “Hakkaniyet İlkesi” kabul edilmiştir. Buna göre, MEB sınırlandırması, anlaşma yoluyla ve uluslararası hukuka uygun olarak hakça bir sonuca varacak şekilde yapılacaktır.  Kıyı devletinin MEB içerisindeki doğal kaynaklar üzerindeki hakkı; canlı doğal kaynakl...